9 Mayıs 2012 Çarşamba

Bin Hüzünlü Haz ve Kırmızı Pelerinli Kent

Bin Hüzünlü Haz ,tam bir yazı ustalığı ile karşılaşacağınız, okurken sizi sonuna kadar zorlayan bir başyapıt..Başlayıp su gibi içemeyeceğiniz, bir oturuşta tüketemeyeceğiniz bir kitap.Ben kitabı bitirdim, ama hala Alaattin'i aramaya devam ediyorum.Kesinlikle bir kaç defa okunmayı hak eden bir kitap.


Okuduğum bazı cümlelerin altını çizmeyi seviyorum.Çerçeveletip asılacak nitelikte, altın değerinde cümleler.Kitaptan aktaracağım alıntılar:

'Herkes leblebi yer gibi sinir hapı atıyor ağzına, herkes gazetelerin birinci sayfasında pıhtılaşan kanlara göz ucuyla bakıp bakıp susuyor ve herkes adımını ileriye değil de, kendi içine doğru atıyor." (s.34)

'Kendi çizgilerinin içinde uyuyakalmış gibi görünen ağaçların uzaklığına, insanların hayalgücünü harekete geçiren kıpırtıların yokluğuna ve bu yoklukla birlikte ortalıkta dolaşan sessizliğin oraya buraya takıldıkça yırtılıp parçalanan gevşekliğine bakılırsa, orman da tıpkı benim gibi, bu noktada oyalanıyordu sanki." (s.84)

'Hayallerini elektrikli süpürgelerin gürültülerinde öğütüp öğütüp toz torbalarıyla birlikte her gün çöpe boşaltan donuk bakışlı kadınlar..." (s.51)

Kırmızı Pelerinli Kent,Rio'yu sevdiren,ama aynı zamanda düşündüren,hatta kaygılandıran Aslı Erdoğan kitabıdır.Gezi kitabı kadar ayrıntılı,film kadar etkileyici,şiir kadar sarsıcı bir kitap.Özgür adlı bir kadının  kendine meydan okuması,direnmesi, kısaca hayatla hesaplaşması.Bu, Rio yada başka bir şehir olsun fark etmezdi Özgür için, o ölümle burun buruna geleceği her şehir de, bu hesaplaşmayı yaşardı.Özgür,Zaman zaman hepimizin içinde hissettiği meydan okuma arzusuna, hayran kaldığım bir karakter olarak beynime kazındı.

İnsanın kendine yabancılığı ile hesaplaşması için, çoğu zaman mekan fark etmez.Bu hesaplaşmanın dozunu,şiddetini, yerini düşünmeden başlarız çoğu kez.Fazlasıyla okurun yumuşak karnına dokunan, acıtan bir kitap.Alıntılar:

Sıfır noktasına varan herkesin bildiğini o da biliyor artık,insanın yoluna çıkan bütün cesetler,onu tek bir yerinden,en zayıf yerinden vurur:Kendi içindeki cesetten.(syf.124)

Yaşam iki göz kırpması arasında görülen bir düştür.Yalnızca bir düş...(syf.129)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...